27/9/2009 ·


sanki çok uzunlar geçmiş
pencerem kapım tozlanmış,örümcek ağlarıyla
yıllar önce bir çocuk var mış da
sanki o meftunmuş nesire,nazıma..

geçenlerde telefon açtılar,30 olmuşum
yaşlanmak?
orta yaş krizi?
yalnızlık?
bilmiyorum sebebsiz bu durağanlarım..

nefesmişcesine koştuğum kitaplara,yazmaya
sanki yabancı,hatta el gibiyim
coşku duymuyorum hiçbirşeye
heyecanım yok oldu
belki de iyidir bu hal
belki bir faz değişim belirsizliğe..
belki büyük kentlerde yaşamak
belki yoğun çalışma temposu
belki bu yaşanması gereken bir süreç
kimbilir belki de normali bu yeni elbise..

hep "hissetmeli" derken şimdi böyle hissiyatsızlık
komedi mi trajedi mi adını koyamadığım..
böyle sanki rolantide hayat
sırf sefil ruhum değil herkes robotlaşmış..
Koloniler halinde ruhlarız sanki cesetlerini taşıyan
kıpırtısız,duygusuz,soğuk
İskandinavlara kızardım
büyük konuşmuşum,bize bulaştı şimdi bu hastalık..

belki de hep bedene çalışmamızın cezası
ruhu örselemenin
nefssel hazları öyle abarttık ki
zavallı ruhlarımızı biz katl ettik..

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum (1) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

1 yorum yazılmıştır

Yazan:siirimsilerle | Tarih: 2009-10-01 20:51:53
Konu: merhaba

yok, bizim suçumuz değil
ruhlarımızı çaldılar
duygu hırsızları

Bağlantı » »

« Önceki :: Sonraki »